Jaipur
Jaipur'da toplam 3 gün kalmamıza rağmen 1 günü olduğu gibi Jodhpur'da geçirdiğimiz için 2 gün kaldık diyebiliriz. Jaipur'a trenle gittik. Delhi'de tren istasyonuna gittiğimizde arama sırasına girdiğimizde daha önceden internetten aldığımız biletleri görmek istediler. Gösterdiğimizde bu biletlerin geçerli olmadığını ve onaylanması gerektiğini söylediler. Bunu söyleyen sıradan bir şekilde giyinmiş elinde kalem olan bir tipti. Tam da askerlerin yanında idi. Askerler müdahale etmeyince Cenk adamla beraber ilk önce tren istasyonunun üst katına çıktı. Orada da bir adam evet onaya ihtiyaç var ve burada değil 5 km uzaklıkta bir yerde onaylanıyor demiş. Adam bizim de Cenk ile beraber gitmemizi söyleyince iyice kıllandık. Cenk iyi o zaman ben bir bilet gişesine sorayım deyip gişeye gitmeye başlayınca adamlar ortadan yok oldular. Amaçları ne idi tam olarak bilemiyorum ama galiba treni kaçırtıp onların araçlarına muhtaç olmak olabilir gibi geliyor. Daha kötüsünü aklıma bile getirmek istemiyorum. En garibi bu olayların askerlerin önünde olması ve hiç müdahale etmemeleri.
Tren Hindistan'da işleyen en düzgün şeylerden biri. Bu arada trene binerken yine görevli gibi bir adam geldi ki biz valizlerimizi trene çıkarmıştık. Sadece yukarıdaki yere koydu evet yeriniz burası dedi ve para istedi :) Bu ilk günlerin acemiliğinden sonra bir daha bu olaylarla karşılaşmadık. Ya da karşılaştık ama hemen yardım istemediğimizi belirttik zorla bir şeyler yapanlara ise para vermedik. Bir süre sonra inanılmaz bunaltıcı oluyor.
Trenle Jaipur'a vardığımızda yine bir sürü insan bizimle konuşmaya başladı. Taksi, rehber vs. diye. Daha sonradan Abdullah denen kişi de bunların arasında idi. Oldukça düzgün ingilizcesi ve görünüşü vardı. Tren istasyonundan gerekli fiyatları aldıktan sonra Abdullah ile de fiyat konusunda anlaşıp bizi otele götürmesine karar verdik. Abdullah arabada iken 2 adet defter çıkardı. Bu defterde daha önceden Abdullah'tan hizmet almış dünyanın çeşitli yerlerinden insanlar bir çok dilde düşüncelerini yazmışlar. Otele bırakırken yarın istersek telefon edeceğimizi söyleyip otele girdik. Otelimiz
Naila Bagh Palace'a vardık. Otel eski bir bina, ufacık dokunuşlarla muhteşem bir yer olabilir. Ancak o dokunuşlar yapılmamış ve bir eskilik, yıpranmışlık havası hakim. Ancak işletmecisi ve sahibi oldukça iyi niyetli ve sıcak insanlar.
 |
| Naila Bagh Palace |
Biraz dinlendikten sonra çarşıya gittik. Oldukça değişik tekstil çeşitleri satan dükkanlar sıra sıra dizilmiş. Biz bugün sadece fiyatlara baktık. Esas olarak bugün Büyük Saray'ı gezdik. Büyük Saray halen kullanılan sadece bir kısmı ziyarete açık binalar topluluğu. 1729 ile 1732 yılları arası yapılan saray halen kullanılıyor. Unutmadan bu arada Jaipur'a pembe şehir deniliyor. Çünkü bütün binalar pembe ile kırmızı arası bir tonda boyanmış. En bilinen yapısı Hawa Mahal. Rüzgarlar sarayı anlamına gelen Hawa Mahal; mihracenin ailesi ve haremi için ana caddeyi görebilmeleri için yapılmış bir bina.
 |
| Hawa Mahal ve bizimkiler |
 |
| Sokakta kına yaptıran kadın - Jaipur |
Büyük Saray fotoğraflarına gelince;
 |
Bu da Rajasthanlı yerel bir müzisyen ile ben :)
|
Jaipur'da bütün akşam yemeklerimizi
Niros'da yedik. Fiyatlar üst düzey olmasına rağmen temizliğinden emin olduğumuz bir yer oldu.
Bir gün atlayıp tekrar Jaipur'daki 3. günümüze geçiyorum. Bugün sabah saatlerinde daha önceden telefonlaştığımız üzere Abdullah'ı bekliyorduk. Tam saatinde bir telefon geldi. Ancak arayan Abdullah değil Ramazan yani Abdullah'ın ağabeyi imiş. Bir önceki gün bizi tren istasyonuna götüren de kuzeni Refik'di. Sonuçta bir aile işi. Ama her zaman tam saatinde geldiler. İlk önce Jaipur'un kalesi olan Amber Fort'a gittik. Orada fillere binerek kaleye çıkıyorsunuz. İnanamayacaksınız ama burada pazarlık yok. Devlet işletmesi ve sabit ücreti var. Bu arada her yerde fil sürücüsüne bahşiş vermeyin yazıyor ancak bu sürücülerin bahşiş istememesi için bir sebep değil. Amber Fort çok gösterişli bir yer değil ancak özellikle çevre surlar çok güzel görünüyor.
 |
| Amber Fort - Jaipur |
 |
| Kaleye fil ile çıkış |
 |
| Kale çevresindeki surlar |
 |
| Amber Fort |
Daha sonrasında arabaya binip Ramazan'ın bizi gezdirmesini istedik. Yolda geçerken yüzen sarayı gösterdi. Burası eskiden saray olarak kullanılan ancak sonrasında suların altında kalan bir yer.
Buradan tekstil atolyesine, mücevherciye (ki Jaipur bu iki konuda da Hindistan'ın en bilinen yeri) geçtik. İki sektörde de el işçiliği oldukça gelişmiş. Özellikle tekstilde her şey el boyaması, el işi.
 |
| Tekstil Atölyesi |
 |
| Tekstil İşçileri |
Ancak en güzeli hiç bir rehber kitapta geçmeyen Moğol Kral Mezarları idi. Ramazan'ın sayesinde orayı gördük. Mezarların inanılmaz mermer işçiliği var.
 |
| Moğol Kral Mezarları - Jaipur |
Bundan sonra büyülü kale Mehrangarh - Jodhpur...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder