Kos - Symi -Rodos
Sabah saat 9:30 feribotu ile Turgutreis den hareket
etmeye çalıştık. Ama başarabilene aşkolsun. İlk önce check in kuyruğuna
giriyorsun, daha sonra pasaport kontrol
kuyruğuna, ve hepsini güneş altında yapıyorsun. Bu işkence bittikten sonra
yaklaşık yarım saat gecikme ile feribota bindik. Feribot balıkçı teknesinden
biraz halliceydi. Biz Bodrum ferry den biletlerimizi aldık. Eğer Turkish
seaways den alırsanız daha mantıklı araçlarla seyahat edebiliyorsunuz. Ve evet
geldik. Nereye geldik. Pasaport çilesi çekmeye. Yaklaşık bir saat süren işlemlerden
sonra Kos'a girebildik. İlk önce Symi biletlerimizi aldık. Hemen kalenin
yanından çıktıktan sonra yolun karşısında Alphabank'ın yanındaki acenteden
biletlerimizi aldık. Meydana doğru ilerleyip daha da içeri girdik. Sabah
kahvaltısı için uygun olduğunu düşündüğümüz Crepa Mania 'da bir tatlı ve bir de
tuzlu krep yedik. Krepler oldukça doyurucu ve lezzetliydi. Fiyatları da 4-6 €
arasında idi. Orada yaklaşık dört saat geçirip 40 € ödeyerek kalktık. Yine
limana gidip bu sefer herhangi bir sıra beklemeden Symi feribotuna bindik.
Bindiğimiz feribot Dodekanisos seaways e aitti.
Zaten feribotun ismi de 12 adalar demek. Oldukça konforlu araçlar.
Yaklaşık 50 dakika süren yolculuktan sonra Simi'ye vardık. Çok şirin evler
yamaçlara yaslanmis. Evlerin renkleri oldukça güzel. Pastel tonlara boyanmış.
Otelimiz bulduk. Hotel Nerius hemen limanın yanında. Oda temiz, banyo yeni
yeter bir yer. Kahvaltı dahil 75€ ya kaldık. Dusumuzu aldıktan sonra şehri
gezmeye çıktık. Küçük trenlerle yaptığımız küçücük bir Simi turundan sonra
Figen Batur'dan okuduğumuz Mylopetra restoranına gittik. Her şey mükemmeldi.
Ancak fiyatlar da hiç ucuz değildi. Başlangıçlar 20-30€ ana yemekler 40-60€
arasında değişiyor. Ancak porsiyonlar büyük ve lezzetler inanılmaz. Özellikle
tatlı olarak Sicilya usulü limonlu tart inanılmaz. İsteyenler klasik taverna eğlencesi için Manos'u tercih edebilirler.
.jpg) |
Symi
|
 |
| Mylopetra |
.jpg) |
| Panamitris Kilisesi |
Dönerken meydanda halk oyunları gösterisi vardı.
Cakma efeler şeklinde dans ediyorlardi.
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra adanın en diğer
ucunda bulunan Panamitris kilisesine gitmek üzere dolmuslarin olduğu yere
gittiğimizde dolmuşta boş yer olmadığını gördük. Orada bulunan hiçbir ıngilizce
kelime bilmeyen bir amca bizi arabasına aldı. Kıvrıla kıvrıla kıvrıla 40 dakika
kadar gittikten sonra koya geldik. Burası denizcilerin koruyucu melegi olan
Mikail için yapılmış. Küçük, güzel ikonalarla dolu bir kilisesi olan bir
manastır kompleksi. Dönerken Rodos'tan gelen büyükçe bir gezi teknesine kişi
başı 5€ karşılığında bindik. Bu arada amcaya da gelirken kişi başı 3,75€
vermistik. Amca parayı isterken 15 € yu göstererek anlatabildi. Bu yolculuk da
45 dakika kadar sürdü. Gialos'un tek plajı olan Nos beach de zaman geçirmeye
karar verdik. Çünkü Rodos'a gidecek feribotun kalkış saati 17:45 ti.
Simi de özellikle kızartılmış minicik karidesleri
soymadan yiyebilirsiniz. Oldukça da lezzetliler.
Burada bir kaç saat onaylandıktan sonra
esyalarimizi alıp limana gittik. Dodekanisos yaklaşık 10 dakika gecikme ile
geldi. 45 dakika kadar sonra Rodos taydik. Kolana limanı ana liman olarak
kullanılıyor. Epey bir arayıştan sonra oteli bulabildik. Casa Antika kaldığımız
otelin adı. Buraya otel denilemez. Apart gibi bir yer. Kapının dış anahtarını
da size veriyorlar. Temiz, rahat kullanışlı, yeni şehrin ortasında. Gecelik
90€. Kahvaltılık malzeme dolaba konulmuş durumda. Yemek için dışarı çıktığımızda
epey dolaştıktan sonra klasik, turistik olmayan bir yunan restoranında
yemeğimizi yedik. ( :-) Cacık,sarma,çoban salata, mucver, musakka) Bunlardan
musakka sadece bizim bildiğimiz gibi değil patlicanli patatesli lazanya gibi
yapılıyor. Yeni şehirde oldukça şık mağazalar ve restoranlar var. İstediğiniz
bir tanesini seçebilirsiniz. Sabah olunca eski şehri dolaşmaya çıktık. Burası
çok güzel bir kale kompleksi. Oldukca büyük ve çok orjinal hediyelikler
alınabiliyor. Epey bir alışveriş yapıp sokaklar kaybolduk. Dar sokaklar
fotograf çekmek için çok uygun.
 |
| Rodos |
Plaj şehrin üst kısmındaki ucgende yer alıyor.
Bodrum dan sonra doğal olarak bize suyu sıcak geldi. Akşam yemeğimizi Alexis 4
Seasons restoran da yedik. Biz lobster menü seçtik. İki kişilik menü için şarap
hariç 106€ ödeniyor. Yemekler lezzetli ve doyurucuydu.
+(1024x768).jpg) |
Grand Master'ın sarayı
|
 |
Şovalyeler Sokağı - Rodos
|
 |
| Rodos denize girmek için güzel bir yer |
Ertesi sabah kahvaltıdan sonra ver elini tekrardan
Rodos. Bu sefer bir gyros yiyelim dedik. Turistik eski şehirde bir yere
oturduk. Bir sefer daha gördük ki mümkün olduğunca turistik yerlerden uzak
durmak gerekiyor. Berbattı. Son alışverişlerimizi yapıp limana doğru yollandik.
Geldigimizin 2 katı eşya ile geri döndük.
Sonuç olarak bence 3 gece Rodos'da kalıp bunun bir
gününü Simi'ye günü birlik gezi ile geçirmek uygun gözüküyor. Ayrıca Lindos da
kalmaya da gerek yok. Yarım günlük bir gezi ile yemek yeterli olacaktır. rodos
görülmesi gereken bir yer. Bu kadar güzel korunmuş bir kale şehir az bulunur.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder