Hindistan Gezi Notları
Hindistan benim hep gitmek isteyip eşimin gitmek istemediği bir yer olarak yıllardır konuştuğumuz bir ülke idi. Hindistan deyince aklıma renkler, kokular, farklılıklar gelirdi. Gerçekten de renkler, kokular ve farklılıklar var. Ancak fazlası ile var. :))
Toplam 20 günlüğüne Hindistan'daydık.
Sırası ile
- Yeni Delhi
- Agra (arada)
- Jaipur
- Jodhpur (arada)
- Mumbai
- Aurungabad
- Kerela
- Goa
Yani epey bir dolaştık. Genel olarak söylemek gerekirse Hindistan gezilmesi zor bir ülke. Hiçbir zaman eğer kaldığınız otele ulaşım için normalin 7-8 katı bir ücret ödemeyi düşünmüyorsanız otelden çıktığınız an zorlanmaya başlıyorsunuz. Her şeyden önce Delhi hariç metro yok. Toplu taşıma araçlarına (otobüs vb.) binebilmeniz mümkün değil. Tek çare auto rickshaw denilen motordan bozma arkasına 2-3 kişi binebilen Tayland'da tuktuk denilen araçlar. Ülkenin her yerinde bu araçlar ana ulaşımı sağlıyor. Biz 9 yaşında olan çocuğumuzla ve annemle ( hangi akla hizmetse) seyahat ettiğimiz için bizim için biraz zor oldu. Ancak 2 yada 3 kişi için oldukça verimli bir araç. Ancak turistlere neredeyse hiç taksimetre açmıyorlar. Diğer bir ulaşım aracı da taksiler. Bu araçları bazı şehirlerde bulmak kolayken bazı şehirlerde nerede ise imkansız hale geliyor. Ve her iki araçta da ücret pazarlık yapma kapasitenize göre değişiyor. Örneğin 700 rupi denen yere 150 rupi ye gidebiliyorsunuz. Özellikle ilk birkaç günden sonra bu konuda uzmanlaşıp ortalama normal tutarı tahmin eder hale geliyorsunuz.
Yemek konusu ise başka bir sorun. Çok uygun fiyata yemek yeme şansına sahipsiniz. Tabii ki mideniz elverirse. Bir kere herkesten duyduğunuz gibi Hindistan'a gidince pislik kavramınız değişiyor. İlk haftadan sonra daha önceden yapamayacağınız dokunamayacağınız oturamayacağınız ve hatta yiyemeyeceğiniz şeyler farklılaşıp hepsini yapar hale geliyorsunuz. Hindistan'a gitmek isteyeceklere söyleyeceğim en önemli şey eğer mideleri hassas ise ve hijyen problemleri var ise direk olarak bu seyahatten vazgeçsinler. Bizim yemek yediğimiz yerler normal yerlere göre yaklaşık 5-6 kat pahalı yerlerdi ve onlar bile idare ederdi diyebilirim. Zaten her yemeğe muhakkak bir ottan koyuyorlar (bizim maydanoza benzer birşey) ve yemek çok garip bir kokuya bürünüyor. Ayrıca baharatın her türlüsü.. Bir yemeği tadıp aaa bu yemeğin içinde şu şu var demek mümkün değil. Bütün yemekler bir karışım halinde. Sadece Moğol mutfağı'ndan olan tandooriler hariç. Onlar daha yenilebilir bizim kebapların baharatlı versiyonları. Bana gelince ben nerede ise bütün yemeklerini yedim. Bazıları idare ederdi, bazıları berbattı, çok azı güzeldi.
Otelleri de aynı mantıkla ele alabiliriz. 2-3 yıldızlı otellerle hosteller oldukça uygun fiyata bulunabiliyor. Ancak 4 yıldız aşamasına ulaşıldığında fiyatlar yine 5 katına yani Avrupa fiyatlarına ulaşıyor. Ancak kalite derseniz bazıları hariç 2-3 yıldız seviyesine ve temizliğine ulaşamıyor. Dediğim gibi pislik kavramı değişik olunca temizlik anlayışı da farklı oluyor :) Farklı denince artı anlamında değil eksi anlamında ele almak lazım.
İnsanlar ise başka alem. Kalabalık deyince aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama benim kalabalık anlayışım da değişti. Daha önceden yani gitmeden Hindistan'ın nüfus yoğunluğu haritasına bakmıştık ve her yer koyu kahverengi idi. O koyu kahverenginin anlamını içindeki noktalardan biri olunca anlıyorsunuz. Her yer kalabalık, ülkenin bütün her yeri. Özellikle büyük şehirler, nasıl anlatsam ki yani insanlar bir karınca yuvasından dağılan karıncalar gibiler.
Bu kadar anlattıktan sonra sanki çok kötü bir seyahat geçirmiş gibi göründüm değil mi? Tam anlamı ile değil. Başka hiç bir yerde göremeyeceğim şeyler, yerler gördüm bu seyahatte ve başka bir yerde de görebileceğimi zannetmiyorum.
Bu günlük bu kadar yazıp bundan sonraki günlerde teker teker gittiğimiz yerleri, kaldığımız otelleri ve yemek yediğimiz yerleri yazacağım. Ancak size şimdilik bir kaç fotoğraf gösterebilirim.
Hindistan benim hep gitmek isteyip eşimin gitmek istemediği bir yer olarak yıllardır konuştuğumuz bir ülke idi. Hindistan deyince aklıma renkler, kokular, farklılıklar gelirdi. Gerçekten de renkler, kokular ve farklılıklar var. Ancak fazlası ile var. :))
Toplam 20 günlüğüne Hindistan'daydık.
Sırası ile
- Yeni Delhi
- Agra (arada)
- Jaipur
- Jodhpur (arada)
- Mumbai
- Aurungabad
- Kerela
- Goa
Yani epey bir dolaştık. Genel olarak söylemek gerekirse Hindistan gezilmesi zor bir ülke. Hiçbir zaman eğer kaldığınız otele ulaşım için normalin 7-8 katı bir ücret ödemeyi düşünmüyorsanız otelden çıktığınız an zorlanmaya başlıyorsunuz. Her şeyden önce Delhi hariç metro yok. Toplu taşıma araçlarına (otobüs vb.) binebilmeniz mümkün değil. Tek çare auto rickshaw denilen motordan bozma arkasına 2-3 kişi binebilen Tayland'da tuktuk denilen araçlar. Ülkenin her yerinde bu araçlar ana ulaşımı sağlıyor. Biz 9 yaşında olan çocuğumuzla ve annemle ( hangi akla hizmetse) seyahat ettiğimiz için bizim için biraz zor oldu. Ancak 2 yada 3 kişi için oldukça verimli bir araç. Ancak turistlere neredeyse hiç taksimetre açmıyorlar. Diğer bir ulaşım aracı da taksiler. Bu araçları bazı şehirlerde bulmak kolayken bazı şehirlerde nerede ise imkansız hale geliyor. Ve her iki araçta da ücret pazarlık yapma kapasitenize göre değişiyor. Örneğin 700 rupi denen yere 150 rupi ye gidebiliyorsunuz. Özellikle ilk birkaç günden sonra bu konuda uzmanlaşıp ortalama normal tutarı tahmin eder hale geliyorsunuz.
Yemek konusu ise başka bir sorun. Çok uygun fiyata yemek yeme şansına sahipsiniz. Tabii ki mideniz elverirse. Bir kere herkesten duyduğunuz gibi Hindistan'a gidince pislik kavramınız değişiyor. İlk haftadan sonra daha önceden yapamayacağınız dokunamayacağınız oturamayacağınız ve hatta yiyemeyeceğiniz şeyler farklılaşıp hepsini yapar hale geliyorsunuz. Hindistan'a gitmek isteyeceklere söyleyeceğim en önemli şey eğer mideleri hassas ise ve hijyen problemleri var ise direk olarak bu seyahatten vazgeçsinler. Bizim yemek yediğimiz yerler normal yerlere göre yaklaşık 5-6 kat pahalı yerlerdi ve onlar bile idare ederdi diyebilirim. Zaten her yemeğe muhakkak bir ottan koyuyorlar (bizim maydanoza benzer birşey) ve yemek çok garip bir kokuya bürünüyor. Ayrıca baharatın her türlüsü.. Bir yemeği tadıp aaa bu yemeğin içinde şu şu var demek mümkün değil. Bütün yemekler bir karışım halinde. Sadece Moğol mutfağı'ndan olan tandooriler hariç. Onlar daha yenilebilir bizim kebapların baharatlı versiyonları. Bana gelince ben nerede ise bütün yemeklerini yedim. Bazıları idare ederdi, bazıları berbattı, çok azı güzeldi.
Otelleri de aynı mantıkla ele alabiliriz. 2-3 yıldızlı otellerle hosteller oldukça uygun fiyata bulunabiliyor. Ancak 4 yıldız aşamasına ulaşıldığında fiyatlar yine 5 katına yani Avrupa fiyatlarına ulaşıyor. Ancak kalite derseniz bazıları hariç 2-3 yıldız seviyesine ve temizliğine ulaşamıyor. Dediğim gibi pislik kavramı değişik olunca temizlik anlayışı da farklı oluyor :) Farklı denince artı anlamında değil eksi anlamında ele almak lazım.
İnsanlar ise başka alem. Kalabalık deyince aklınıza ne geliyor bilmiyorum ama benim kalabalık anlayışım da değişti. Daha önceden yani gitmeden Hindistan'ın nüfus yoğunluğu haritasına bakmıştık ve her yer koyu kahverengi idi. O koyu kahverenginin anlamını içindeki noktalardan biri olunca anlıyorsunuz. Her yer kalabalık, ülkenin bütün her yeri. Özellikle büyük şehirler, nasıl anlatsam ki yani insanlar bir karınca yuvasından dağılan karıncalar gibiler.
Bu kadar anlattıktan sonra sanki çok kötü bir seyahat geçirmiş gibi göründüm değil mi? Tam anlamı ile değil. Başka hiç bir yerde göremeyeceğim şeyler, yerler gördüm bu seyahatte ve başka bir yerde de görebileceğimi zannetmiyorum.
Bu günlük bu kadar yazıp bundan sonraki günlerde teker teker gittiğimiz yerleri, kaldığımız otelleri ve yemek yediğimiz yerleri yazacağım. Ancak size şimdilik bir kaç fotoğraf gösterebilirim.
![]() |
| Jaipur - Moğol Kral Mezarları |
| Karya'nın elindeki Taj Mahal - Agra |
![]() |
| Elephant Island - Mumbai |


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder